ALTIN 214,6217
DOLAR 5,3661
EURO 6,0819
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

TEMİZLİK

TEMİZLİK (TAHARET – NEZAFET)
Taharet: Arapçada “ta-ha-re” fiilinden mastar olup “ta-ha-ra-tun” temizlenmek ve temiz olmak anlamına gelmektedir. (1)

Ragıp el İsfahani’nin beyanına göre:

Cismin temizliği.
Nefsin (ruhun ve kalbin) temizliği olmak üzere iki kısma ayrılır ki, Kur’an-ı Kerim’de temizlikten bahseden ayetlerin hepsi bu manayı kastetmektedir. (2)
Temizliğin kısımlarının tafsilatına geçmeden önce İslam dininin temizliğe vermiş olduğu önem üzerinde duralım.

Temizlik gerek maddi olsun, gerekse manevi her Müslümanın mutlaka uyması gerekli olan bir husustur.

İmanın kemali, ibadetlerin sıhhati ve ahlakın temeli temizliktir. Hz. Peygamber (S.A.V.)’ in “Temizlik imanın yarısıdır” (3)

“Namazın anahtarı temizliktir.” (4)

“Allah temizdir, sadece temiz olanları kabul eder.” (5)

Birçok hadis-i şerifler bu gerçeğin birer ifadesidir.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de (Maide 6-Bakara 222-Tevbe 108. Ayetlerinde temizliğin önemini açıkça zikretmiştir.)

Fakihler taharet konusunu namazdan önce ele alırlar. Zira taharet namazın anahtarıdır.     Usulde  “Farza ulaştıran farz, vacibe ulaştıran vacip, sünnete ulaştıran sünnettir.”

Şafii ulemasından Nevevi ise tahareti şöyle tarif eder:

“Hadesin kaldırılması ve necasetin (pisliğin) giderilmesidir.”

Fıkıh usulünde “taharet” her iki tür temizliği de içine alan geniş bir kapsama sahipken, maddi kirlilik genelde “necaset” hükmü kirlilikte “hades” terimleri ile ifade edilir. Beden, elbise ve namaz kılınacak yerde bulunan, namaz ve benzeri ibadetlerin sıhhatine de engel olan hakiki yani maddi pisliklerden temizlenmeye “necasetten taharet” abdestsizlik ve cünüplük gibi hükmi kirlilikten temizlenmeye de “hadesten taharet” denilir. Her iki tür temizlikte namaz ve benzeri ibadetlerin ön şartı konumundadır.

İslam âlimleri insanın iç temizliğini de dikkate alarak temizliği 4 dereceye ayırmışlardır:

a) Beden, elbise ve namaz kılınacak yerin temizlenmesi. Abdest, boy abdesti, giysi ve namaz kılınacak yerin temizliği yanında; bedenin “koltukaltı ve kasık temizliği ile sünnet olma bu gruba girer. (6)
b) Bedenin uzuvlarının, yalan, gıybet, haram yemek, emanete hıyanet etmek, zina ve benzeri günahlardan temizlenmesi. Bu her müminin önem vermesi gereken manevi bir temizlenme şeklidir. (7)
c) Kalbin dışının; hased, ucup, kibir, riya, hırs, düşmanlık, gösteriş ve buna benzer kötü hastalıklardan temizlenmek. Bu çirkin hasletler ortadan kalkınca tevazu, kanaat, tevbe, sabır, korku, umut, sevgi ve benzeri güzel sıfatlar onların yerini alır. Bu da takva sahiplerinin iman derecesidir. (8)
d) Kalbin özünün Allah’u Teâlâ’dan başka her şeyden temizlenmesi. (9)
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de “ Bir insanın göğsünde iki kalp birden yaratmamıştır.” Buyurmuştur. En önemli taharet kalbin taharetidir. Eğer kalp Allah’tan başkalarından boşaltılıp temizlenmezse ve kalp tevhidle buluşturulup onda idminan bulmazsa şirke ve küfre bulaşır. Bu yüzden ilk taharet kalpte kelime-i şehadetle başlar. Kalp Allah’tan başka tüm ilahlardan, tüm aşırı sevilen ve korkulanlardan arındırılıp; kalbi sadece Allah’a has kılarak temizlenir. Zira Allah’ı birlemekle, masiva (kötülükler) aynı anda bir kalpte bulunması mümkün olmaz.

Budandır ki Müslüman olan kişi Kelime-i Şahadeti getirir kalbinde ki küfrü ve şirki bütün ikiliklerden arındırır, tek olanı kabul eder, daha sonra sırasıyla diğer ibadetler gelir. Bundan dolayıdır ki âlimler taharet konusuna başlarken “taharetler” diye bab açmışlardır. (Şarii –Ahkâmı belirleyen Rabbimiz İslam fıkhında da her şeyin ölçüsünü belirlemiştir.)

Taharet konusunda bazı Müslümanlar kendini bilgili ve yetkili görerek “daha iyisini yapacağım” derken ifrata düşmüşlerdir. Ya da önemsememiş; bozuk taharetin üzerine tüm ibadetlerini bina ederek yanlışa düşmüşlerdir.

Birçok ibadetin üzerine bina edildiği taharet en basit ilmihal kitaplarında bile tarifi yapılmış ve hafife alınmaması gereken bir esastır.

Dinin ciddiye alan her Müslümanın taharet alınan sulara ve umumun kullandığı kaplara, güvenmemeli, gerekli araştırmaları yapmadan kullanmamalıdır. Çünkü zaman zaman karşılaştığımız kardeşlerimizi sorularında “kişiler kendi taharetlerini garanti altına alırken misafir olarak evinde bulunduğu insanların kullandığı tuvalet kaplarını ifsat etmektedirler. Bu tamamen kul hakkıdır. Bu önemli konu insanlar tarafından çoğunlukla basite alınmaktadır. Hâlbuki taharet konusu temeldir, asıldır ve çok önemlidir.

Bu nedenle istinca (tuvalet adabı) konusu iyice anlaşılmalı ve tatbik edilmelidir.

Rabbim cümlemize hakkı hak olarak anlamayı ve hakkı hak olarak yaşamayı nasip etsin.

Sümeyye DEMİRCİ

Eğitmen

———————————————–

Dip not:

1) Asım Efendi- Kamus 11/502

2) Ragıp- Müfredat S.459

3) Müslim Esalih K.taharet

4) Tirmizi- Essünen 1.223

5) Müslim -K. Zekat 65

6) Hamdi Döndüren- İslam İlmihali

7) Hamdi Döndüren- İslam İlmihali

8) Hamdi Döndüren- İslam İlmihali

9) Hamdi Döndüren- İslam İlmihali

Beğen
Paylaş
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.