ALTIN 214,6217
DOLAR 5,3661
EURO 6,0819
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

İTİKAF İBADETİYLE ŞUURLANMAK

22.06.2017
313
A+
A-

İTİKAF İBADETİYLE ŞUURLANMAK

İtikaf, kulluk bilincini muhkemleştirmek için günümüzde Müminlerin mutlaka değerlendirmesi gereken büyük bir fırsattır. Mü’minin/davetçinin insanlara faydalı olabilmesi ve topluma yön verebilecek donanımı kazanması için itikaf nimetinden faydalanması gerekir.
Ramazan ayı, aynı zamanda bir itikaf ayıdır. Hz. Peygamber (S), bu ayın son onun gününde itikâf niyetiyle mescide girerek bu süreyi mescidde ibadetle geçirirdi. Her zamankinden daha fazla Kur’ân okur ve dua ederdi. Hz. Peygamber’in eşleri ve diğer Müslümanların eşleri ise evlerinde itikafa girerlerdi.
Hz. Peygamber itikafı önemseyerek hiç terk etmediği halde; günümüzde Müslümanlar bu konuya oldukça uzak kalmaktadır. Hatta itikaf adeta unutulmaya terk edilmiş bir ibadettir de diyebiliriz.
Bakara 125 ve 187. ayetler bu ibadetin varlığını bildirmekte ve Allah Rasulü’nün hayatında da önemli bir yer edindiğini görmekteyiz.
Allah’ın razı olduğu, nimetlendirdiği kullardan olmamız için bizler için de güzel bir fırsattır Ramazan ayı. Hz. Peygamber’in bu terk edilen sünnetiyle yeniden dirilmeye, var olmaya yönelebiliriz.
İtikaf; şuurlu bir arınma, yeniden dirilme çabasıdır. Dünyayla ilişkileri asgari düzeye indirerek kişinin kendisiyle baş başa kalması, daha fazla ibadete yönelerek, dua ederek günahlarının bağışlanmasını umması ve Allah’a daha çok yaklaşmasıdır. Buradan da, tüm hayatı ibadet kılacak bir donanım kazanmaya çalışmasıdır.
Bizi etkisi altına almaya çalışan nefsani eğilimleri mutlaka denetim ve konrolümüz altına almamız gerekmektedir. Dünya sınavını kazanabilmemiz için bu şarttır. Dünya hayatında şeytan ve dostları binlerce yol deneyerek bizi Allah’a karşı sorumluluklarımızdan alıkoymaya çalışmaktadırlar. Bu güçlü çağrılara ciddi bir direniş kapısı olarak, i’tikaf ibadetini yerine getirmeye çalışmalıyız.
İtikafın en önemli amacı; her ibadetin gayesi olan Allah’ın rızasıdır. Bu temel hedefin gerçekleşmesi için müminlerin/davetçilerin bu sayılı günlerde dünya meşgalelerinden kendini uzaklaştırarak Rabbleri ile baş başa kalmayı başarması gerekir.
Hiçbir şey, Allah’ı zikretmekten daha lezzetli değildir. Zikir; Kur’an okuma, Kur’an’ı düşünme, anlama ve gereğince yaşayıp ahkamını topluma hakim kılma çabasıdır. İtikafa giren Müslüman, kamil manada bu sünneti ihya etmek istiyorsa, Kur’an’ı mealiyle birlikte ve tefekkür ederek okumayı artırmalıdır.
İtikaf, kulluk bilincini muhkemleştirmek için günümüzde Müminlerin mutlaka değerlendirmesi gereken büyük bir fırsattır. Mü’minin/davetçinin insanlara faydalı olabilmesi ve topluma yön verebilecek donanımı kazanması için itikaf nimetinden faydalanması gerekir.
Bir Müslüman kendini değiştirmediği müddetçe bir başkasını düzeltemez. Kendini değiştiren bir insan toplumu değiştirir. Değişmezse insan, değişmez toplum.

Beğen
Paylaş
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.