ALTIN 214,6217
DOLAR 5,3661
EURO 6,0819
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

ERKEK DÜŞMANLIĞI

Hamd Âlemlerin Rabb’ine Salât ve selam önderimiz Sallahu aleyhi vesselam Efendimiz’in üzerine olsun.

Tarih boyunca insanları Allah’a kulluktan ayırmak isteyen, İnsanların içinde bulundukları durumlar üzerinden çeşitli akımlar ihdas ederek toplumları parçalamayı, kargaşayı amaç edinen EMPERYALİZM; bazen kadınlar, bazen erkekler, bazen de her ikisi üzerinde (ırkçılık v.s.) idealleri olmuştur. Toplumdaki erkekler, zulmeden erkekler ve zulmetmeyen erkekler diye ayırt edilmeden; toplumda kadın cinayetleri, tecavüz, kadına dayak ve zulüm olarak ele alınmış, öldürülen erkekler ile dövülen erkekler göz ardı edilmiştir. Bütün erkekler potansiyel suçlu addedilmiş ve kadınlara koruyucu akım olan Feminizmle destek verilmiştir.

Nedir Feminizm?

Feminizm; 18.yüzyılda Fransa’da filozoflar ve kadın yazarlarca ortaya atılan ve savunulan daha sonraki yüzyıllarda her toplumda yandaş bulan, kadının siyasal ve toplumsal haklar bakımından erkeklere eşit olması gerektiğini öne süren ve bunu gerçekleştirmeye çalışan bir akımdır.

Asıl mevzu toplumun temel taşlarını yerinden oynatmak birbirine düşman haline getirmek ve bunu da hak kazanmışlık adı altında yapmaktır. Gerçek haklarından haberi olmayan cahil kadın da buna inanır ve buna  hizmet eder. Erkek hegomanyasını yıkma adına lanetlediği, başkaldırdığı babası, kocası veya kardeşine bir yudum su vermezken, uçaklarda, mağazalarda, lokantalarda v.s yerlerde erkeklere rahatlıkla hizmet etmeyi “Aman efendim, peki efendim, nasıl isterseniz beyefendi” demeyi  EKONOMİK BAĞIMSIZLIK adına büyük bir onurla (!) yerine getirmektedirler…

İnsana değer veren ve onu büyük bir alakayla, sevgiyle yaratan ALLAH’U TEAALA (C.C.) onun mutluluğu ve saadeti için muazzam hayat tarzı olan İSLAM DİNİ ile onu desteklemiş ve hayatının her safhasını onun huzuru için tertip edip düzenlemiştir. İslam, İnsanı bir bütün olarak hem ruhi hem de maddi yönüyle ele almıştır. Ne onun manevi yönünü yükseltip melekleştirmiş ne de maddi yönünü yok sayarak öteleyerek onu şeytanlaştırmıştır. Ona verilen vasıfların onun iradesiyle Allahın istediği dozda kalıp sahibini rahat ve temiz yaşatsın diye vasıflarıyla yaşantısını doğruya kanalize edecek şekilde kılmıştır. ALEMLERİN RABBİ, aynı zamanda toplumda var edilmiş bütün varlıkları kendi yaratılış gayelerine doğru hidayet üzere var etmiş hiçbirini o dengeyi bozacak şekilde ne desteklemiş ne de yermiştir. Her şeyi bir mükemmellik üzere kılmıştır.

“Muhakkak ki biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.” (Kamer suresi-49)

Bir ölçü, bir düzen, bir kader,  bir düstur ve bir uygunluk üzere yaratılmıştır her şey. İslam toplumun temel taşları olan kadını da, erkeği de vasıfları ve görevlerine göre istihdam eder aralarında düşmanlık oluşturacak uçurumlar koymaz. Onların bir bütünün parçası olduğunu -zevç- eş olduğunu bildirmiştir.

“Ey insanlar; Sizi tek bir nefisten yaratan ondan eşini var eden ve ikisinden birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun.” (Nisa suresi -1)

Bu gün içinde bulunduğumuz toplumda yukarıda bahsettiğim haklardan haberi olmayan kadın ve erkek, toplumun onu yerleştirdiği yerde hayatının seyrini gerçekleştirir taki hayatı sonlanana kadar. Feminizm ağına takılmışların ayakları üzerinde durabildiğini zannedenlerin dışında diğerleri bu çarkın içinde yuvarlanıp gitmektedir. Kimisi erkeğin üstünlüğünü kanıksamış yediği yemeğin en güzel yerinin, yatağın en güzel yerinin, oturmada en seçkin yerin onun hakkı olduğunun bilinciyle yetiştirilmiş ve bu yaşantının doğruluğu üzere düşman olarak değil dost olarak yaşar. Bazıları da hem dost olarak hem düşman olarak yaşar, itaat eder, dayak yer, erkeğinin dövmesinin ona olan sevgisinden kaynaklandığının zannıyla bazen kızar, bazen sever. Memnun olarak yaşar gider. Bazıları da düşman gibi yaşar feminizm zulümden dolayı. Bunları yazarken bir öğrencimin hayatından, bana anlattığı baba düşmanlığı gözümün önüne geldi.

Annesi kendisine hamileyken babasının kendisini istemediğini, doğduktan sonrada hiç sevmediğini, sofrada bütün çocuklara paylaştırdığı yiyeceğin yanısıra kendisine düşen parçayı da alıp kardeşlerine paylaştırdığından bahsetmişti. Babasına olan düşmanlığını hep dile getirirdi. Dünyada hiçbir erkek iyi değil dedi. Ona “ Efendimizi önderimizi sen bir tanısan O da erkekti ama kızı dışarıdan geldiğinde ayağa kalkar, elinden tutup anlından öpüp yerine oturturdu. Hanımına, deveye bineceği zaman dizini yukarı kaldırıp üzengi haline getirip eşinin onun mübarek dizine basarak deveye binmesini sağlardı. Dedeydi torunlarını sırtına alıp evin içinde gezdirirdi oda erkekti. Ağlayan eşinin yanağından dökülen gözyaşı tanelerini eliyle siler onu tezkiye ederdi.” gibi hadiseleri anlatmıştım. Bazen bakıyorsunuz Müslüman hanımlar da bu erkek düşmanlığı korosuna katılıyor, onlara diyorum ki; eğer ilk tanıdığınız erkek peygamberimiz gibi olsaydı erkeğe düşman olmazdınız, bu babanız, dedeniz, kardeşiniz, kocanız, oğlunuz (v.s.) olsa da onlardaki yanlışların asıl örnek olarak gönderilene uymadıklarından kaynaklanıyor olduğunun gerçeğine vakıf olurdunuz. Onları yanlış terbiye almış biri olarak görür, tüm erkekler böyle deyip lanetlemezdiniz.

YA RASULULLAH (SALLAHU ALEYHİ VESELLEM) SENDE ERKEKTİN,

               PEYGAMBERLİĞİNE HAYRAN KALDIK,

               KOMUTANLIĞINA ÖNDERLİĞİNE HAYRAN KALDIK,

               ÖĞRETMANLİĞİNE, ÖNCÜLÜĞÜNE HAYRAN KALDIK,

               DAMAT OLUŞUNA HAYRAN KALDIK,

               BABALIĞINA HAYRAN KALDIK,

               DEDELİĞİNE HAYRAN KALDIK,

               KOCALIĞINA HAYRAN KALDIK,

               KOMŞULUĞUNA HAYRAN KALDIK,

               KAYINBABALIĞINA HAYRAN KALDIK,

               CESURLULUĞUNA HAYRAN KALDIK.

Biz senin örnekliğinle erkeklerimize dost ve yandaş olduk, seninle sevdik onları, seninle onur duyduk. Erkeklerimizin sana benzemelerini hep temenni ettik, onurla.

En Emine emanet olun.

Eğitmen

Sümeyye DEMİRCİ

Beğen
Paylaş
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.