ALTIN 214,6217
DOLAR 5,3661
EURO 6,0819
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

BİR NEFİSTEN

Âlemlerin Rabbi olan ALLAH (C.C.) ’u Teâlâ yarattığı bütün varlıkları O’nu memnun ve mesrur etmek için dizayn ettiği bu muhteşem hayatın en şereflileri olarak “Tek bir nefisten var ettim” (Nisa 1)  dediği insan olan “kadın ve erkek”. Birbirleriyle sükûnet bulacakları, onlar için var edilmiş olan her şeyi sahiplerinin istediği gibi kullanıp hayatlarını idame edecekleri en güzel ve en mükemmel şekilde yaratılmış varlıklardır.  En güzel vasıflarla donatılmış (akıl, ilim, irade vs.) vasıfları ayrı, kulluk vazifeleri,  vasıfları göz önünde bulundurularak belirlenmiş, üstünlüğünün ölçüsü takva ile netleştirilmiştir. Yaradan tarafından iki yarımdan bir bütün oluşturulmuştur. Bu varlıklar kâmil olana ulaşabilmeleri için potansiyellerini Yaradanlarının emri üzere birleştirirlerse var oluş gayelerine ulaşırlar. Bir bütünü oluşturan –kadın ve erkek- iki hayatlı varlıklardır. Rabbimiz onlar için “ Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin vekilleridirler, yardımcılarıdırlar.      Onlar iyilileri teşvik edip kötülüklerden men ederler. Namazı hakkıyla yerine getirir, zekâtı verir Allah ve Resulüne itaat ederler. İşte onları Allah geniş rahmetine mahzar edecektir. Çünkü Allah azizdir, hâkimdir” (Tevbe Suresi 71. Ayet)

Veli; dost, samimi, karşılıklı yardımlaşma ve iyiliği teşvik, kötülüğü men manasındadır. Büyük bir dayanışma içerisinde kulluklarını devam ettirirler anlamındadır.

İnsan olarak yaratılmış olan kadın ve erkek vasıfları ile de, görevleriyle de eşit değildirler yaratılış gayeleri yerini bulsun diye onlar bir adalet üzere var edilmişlerdir.

Eşitlik nedir? Nicelik ve nitelik yönünden aynı olmaktır.

Adalet nedir? Hukuken korunan menfaattir. Kısacası hakkı gözetmek manasına gelir.

Bugün kadın- erkek eşitliğinin çığırtkanlığını yapıp ikisini de kendi alanında sömüren bir sistemin içerisindeyiz. Cahilane bunu savunanlar bu görüşü uygulamaya geçirseler de, onlara ne kadar zulmettiklerini yaşantılarında ki çarpıklıklarla görmekteyiz. Asıl olan hakkı gözetmektir, nitelikleri üzerinde oynamak değildir.

Şer’i naslar kadın ve erkeğe has olduğunu beyan etmedikçe, asıl olan kadın ve erkeğin bütün hükümlerde eşit olmalarıdır.

Birkaç örnekle bu gerçekler göz atacak olursak;

 

  1. Yaratılış aslında eşitlik;

Bunun aslı kadın ve erkeğin yaratıldığından erkeğin kendisindendir. “ Ey insanlar; sizi tek bir nefisten yaratan ve her ikisinden birçok kadın ve erkek yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip yayan Rabbinizden korkup- sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah’tan ve akrabalık (bağlarını koparmak) tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir.”  (Nisa , 1)

“Sizi tek bir nefisten yarattı, sonra da ondan kendi eşini var etti.” (Zümer ,6) Yani kadın erkeğin kendisinden yaratıldığı şeyden farklı bir şeyden yaratılmış değildir. Bilakis erkeğin kendisinden yaratılmıştır. İkisi de Âdem (A.S.) ve Havva’dan yaratılmışlardır.

 

  1. Şer’i sorumluluklarda ve (uhrevi) mükâfatta eşitlik;

Rabbimiz Nahl Suresi 97. Ayeti Kerime de “Erkek olsun kadın olsun bir mümin olarak kim Salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığı, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.”

Bugün günümüzde Müslüman olduğunu zanneden erkek zevat, günahları kadınlara has kılar, kendilerine ise mubah görmekteler.  Flört etmek inandığımız İslam ahkâmında haramdır ama erkekler için birçok flörtü de olsa silip atılacak –erkeğin alnının teri- olarak görülmektedir. Bugünkü toplumumuzda kadına haram olan erkeğe haram değil zihniyeti hâkimdir.

”Mümin erkeklere söyle gözlerini harama çevirmekten kaçınsınlar, ırzlarını korusunlar”  (Nur , 30)

“Mümin kadınlara söyle gözlerini harama çevirmekten kaçınsınlar, ırzlarını korusunlar”  (Nur , 31

  1. Hadlerde ve şer’i cezalarda eşitlik;

Rabbimiz Maide Suresi 38. Ayette şöyle buyurmaktadır: “Hırsız erkek ve hırsız kadının yaptıklarına karşılık, Allah tarafından bir ceza olarak ellerini kesin. Ve Allah azizdir, hâkimdir.”

Zinada, iftirada bütün cezalarda Müslüman kadın ve erkeğe uygulanan müeyyideler adalet üzeredir.

  1. Mali akit ve tasarruflara ehil olmakta eşitlik;

İslam, kadın ve erkekten her birinin malik oldukları şeylerde mali akit ve tasarrufta bulunma hürriyetine sahip olmakta eşit takrir etmiştir. Buna göre ergenlik çağına girmiş akıl sahibi ve kar ile zararı birbirinden ayırt edebilen her erkek, malik olduğu şeylerde hür bir şekilde tasarrufta bulunmak için tam bir kanuni şahsiyete sahiptir. Buna dayanarak satış, hibe, vasiyet, kiraya vermek, vekil tayin etmek, rehin vermek, satın almak ve diğer mali tasarrufları yapabilir.

Bu hususta akıl sahibi ergenlik çağına girmiş, kar ile zararı birbirinden ayırt edebilen her kadın da –ister bekâr olsun ister evli olsun- aynen erkek gibi haklara sahiptir. Dolayısıyla; babasının, kardeşinin,  kocasının veya oğlunun onu bu tasarruflardan herhangi birisinden alıkoyma hakkı yoktur. İslam hukukuna göre evlilik akdi kocayla hanımının mali tasarruflarına müdahale etme hakkı vermez. Çünkü kocanın onun üzerinde ki yöneticilik hakkı –yeri geldiğinde anlatılacağı üzere- şahsi bir hak olup mali bir hak değildir. Bu nedenle kocası karısının mali tasarruflarına müdahale etme hakkına sahip değildir.

İslam dini geldiğinden beri kadının İslam dininde mali olarak müstakil (ayrı) kanuni bir şahsiyeti bulunmaktadır.

Erkek ve kadın mali akit ve tasarruflarda ehil olmakta eşittirler. )

Sonuç olarak ; “De ki, herkes kendi yaratılışına (fıtrat tarzına) göre davranır. Şu halde kimin daha doğru yolda olduğunu Rabbin daha iyi bilir.” (İsra 84)1

Öyleyse kadın veya erkek olmak meziyetin aslı değil Allah’ın razı olduğu, kendisine tayin edilmiş olan görevlerini, sahibinin istediği şekilde yerine getirendir.

Bizi insan olarak yaratan, Müslüman olarak yaşatan, iki dünya saadetimiz olan Hz. Muhammed Mustafa (A.S.) efendimize ümmet kılan Allah (C.C.)’a hamdolsun.

Esselam sıfatına sahip olan Rabbimin selametinde olun.

 

                                                                                                                                                              Eğitmen                                                                                                                                                                                          Sümeyye Demirci       

Beğen
Paylaş
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.