ALTIN 214,6217
DOLAR 5,3661
EURO 6,0819
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
°C

ABDEST

Bismillahirrahmanirrahim,

Abdeste güzelliğinden ve temizliğe olan hizmetinden dolayı Arapça’da ‘’vudu’’ adı verilir. Abdest başlı başına bir ibadet değildir, bazı ibadetlerin yerine getirilmesi için yapılan ve kişinin bu ibadetlerden ruhen tam olarak yararlanmasını sağlamaya yardımcı olan bir ibadettir.

Abdest belirli uzuvları usulüne göre yıkamaktan, ya da mesh etmekten ibarettir. Abdest ile bedenin el, yüz, ağız, burun, diş ve ayaklar gibi kirlenmeye ve dışarıdan gelecek mikroplara en açık olan uzuvlarımız günde birkaç kez yıkanmış olur.Sinir sistemi ve kan dolaşımı düzenli hale gelir.

Abdest, Kur’an-ı Kerim’de namazın bir ön şartı olarak şöyle zikredilir:

‘’Ey iman edenler, namazına kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başınızı mesh edin ve topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın… Eğer su bulamazsanız temiz toprakla teyemmüm edin.” (Maide Suresi,6.ayet)  Bu ayet Medine‘de inmiştir. Namazın hicretten bir buçuk yıl kadar önce Mekke’de Miraç gecesinde farz kılındığı düşünülürse, abdestin başlangıçta mendup olarak uygulandığı Medine döneminden itibaren de, özellikle namaz için farz kılındığı sonucuna varılır. (1)

Abdesttin manevi birçok faydaları ve sevapları olduğu gibi maddeten de birçok faydaları vardır. Efendimiz (S.A.V); ’’Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur’’ buyurmuştur.

Abdesttin hükmü farz, vacip ve mendup olarak üç çeşittir.

Yine bir hadisi şeriflerinde Efendimiz (S.A.V) ’’Bir kimse abdest alıp, yüzünü yıkayınca, yüzündeki azalarının işlediği bütün günahları, el ve ayaklarını yıkadığında, bunlarla işlediği günahları su damlalarıyla birlikte akıp gider ve kendisi de tertemiz olur.” (Nesai-Müslim-Tirmizi) (2)

 

ABDESTİN SAHİH OLMASININ ŞARTLARI

Abdestin sahih ve makbul olabilmesi için üç şart vardır;

1- Yıkanması gereken azaları iğne ucu kadar kuru yer kalmayınca kadar temiz su ile yıkamak,

2- Kadınlarda adet görme ve lohusalık halleri bitmiş olmak özür sahibi olmayan bir kimseden akan kan ve sarı su gibi abdeste aykırı haller kesilmiş bulunmak,

3- Abdest azalarından mum ve iç yağı gibi suyun tene (deriye) geçmesine engel olacak herhangi bir şey bulunmamak.

Bu üç şart bulunmadıkça alınan abdest makbul değildir.

Rabbimiz gönderdiği dini; insanın hayatını idame ettireceği en kolay şekle getirerek indirmiştir. Bu yüzden ’’İSLAM ARAÇ, İNSAN AMAÇTIR’’

Mesela; sürekli hamur yoğuran (fırıncı) kişi, ellerinden çıkmayan yapışmış hamurda olsa, altına su geçirmese de abdesti sahihtir, çünkü onun sürekli işi budur. Ayrıca boyacı da aynı şekilde muaftır. Ama oje sürmüş olan, bir ton makyajla yüzünü boyamış olan kişinin kullandığı malzeme alta su geçirmediği için abdesti sahih değildir.

ABDESTİN FAZLARI

Abdesti dört farzı yukarıda zikrettiğimiz ayette sırasıyla belirtilmiştir. Bunlar da yüzü yıkamak, dirseklere kadar elleri yıkamak, başı meshetmek ve topuklara kadar ayakları yıkamaktan ibarettir. (Maide Suresi,6.ayet)

Bunları kısaca açıklayacağız:

1- Yüzü yıkamak:

Yüzün bir defa yıkanması farzdır. Yüzün sınırları saçın bittiği yerden sakal veya çene altına ve kulakların köklerine kadar olan bölümdür. Sakal, bıyık ve kaşların altına suyun ulaşması gerekir.

2- Kolları Yıkamak:

İki elleri dirseklerle birlikte bir defa yıkamak farzdır. Parmaklarda dar ve altına suyu geçirmeyen yüzük varsa, bunun yerinden oynatılması ve altına suyun geçmesi sağlanmalıdır.

 3- Başı meshetmek:

Başın dörtte bir miktarına ıslak bir el ile veya başka bir yerde kullanılmamış temiz bir yaşlıkla bir defa meshetmek farzdır.

Hanımlar için kolaylıktır ki, eşarplarının altından ellerini sokarak ister arkadan ister yandan mesh etmeleriyle abdestlerinin sıhhati yerini bulur. Allah (C.C.) kendisinden razı olsun İmam Şafii (Rahmetullah Aleyh) baştan mesin miktarının bir saç teli olabileceğini söyler.

3- Ayaklarını Yıkamak:

Ayakları iki topuklarla birlikte bir defa yıkamak farzdır. Efendimiz (Aleyhisselam) buyurmuştur ki; ’”Vay ateşten o topukların haline” (Buhari, İlim-Müslim, Tahara 25-28-29)

ABDESTTİN SÜNNETLERİ

Hz. Peygamberin sürekli olarak yaptığı ve sırf bağlayıcı olmadığını göstermek için nadiren terk ettiği fiillerdir.

Abdestin sünnetleri şunlardır:

1- Niyet etmek,

 2- Abdestte “euzu-besmele’’ ile başlamak,

 3- Bileklere kadar elleri yıkamak,

4-Ağız ve burnu üç defa su alarak temizlemek.

 

Efendimiz(aleyhisselam)’’Sizden her kim abdest almaya hazırlanır sonra da, mazmaza, istinşak ve istinsar (buruna alınan suyu dışarı çıkarmak) yaparsa şüphesiz, su ile beraber ağzının ve burnunun günahları dökülür, gider.’’ (Müslim, Misafirun, 294 – İbni Mace, Tahara, 6)

 

5- Dişleri temizlemek,

Efendimiz (sallallahu ala Muhammedlin ve ala alihi ve sahbih), buyuruyor:

‘’Ümmetime ağır gelmesinden korkmasaydım, her abdest alışta misvak kullanmalarını emrederdim.” (Müslim, İmara,103 – Buhari, İman,26)

Efendimiz dönemin de misvak (arak) denilen ağacın dalıdır. Şimdi ise fırça ve macundan yararlanılarak ağız temizliğine önem vermek gereklidir.

6- Sırayı gözetmek,

Abdest azalarını ayetteki sıraya göre ararda yani önce yüzün, sonra kolların yıkanması, sonra başın meshedilmesi, sonrada ayakların yıkanmasıdır. Ayaklarda mest varsa meshedilir. Bu sıranın gözetilmemesi halinde yine abdest sahih olur, fakat sünnete aykırı düşer.

7- Çift organlarda yıkanmaya sağdan başlamak,

Sırası gelince önce sağ kol sonra sol kol. Sağdan başlamak her şeyde sünnettir. Hz.Aişe (R.A) şöyle dediği nakledilmiştir. ’’Rasulullah (S.A.V) ayakkabı giymede, saç taramada, temizlikte ve her işinde sağdan başlamayı severdi.’’(Buhari, Salât, 47-Müslim, Tahara, 66-67)

8- Abdest uzuvlarını üç defa yıkamak,

Hz.Peygamberimiz (S.A.V) Efendimiz, ashabına abdest almasını öğretirken, abdest uzuvlarını bir defa yıkayarak abdest almış:

“Bu Allah’ın kendisi ile namazı kabul ettiği abdesttir.’’ buyurmuş,

İkişer defa yıkayarak abdest almış:

Bu Allah’ın kendisi ile ecri ikiye katladığıdır.’’ buyurmuş,

Üçer defa yıkayarak aldığı abdestten sonra da bu benim benden önceki peygamberlerin abdestidir. Buyurmuştur. (Buhari, Ebu Davud-İbni Mace).

9- Abdestte elleri veya ayakları parmak uçlarından başlamak,

10- Parmak aralarını yoklamak (hilallemek),

11- Sakalın içine su girmesini sağlamak,

12- Başın tamamını bir su ile meshetmek,

13- Kulakları meshetmek,

14- Abdest uzuvlarını, üzerine dökülen su ile ovmak,

 15- Abdest uzuvlarını ara vermeksizin yıkamak. Yani henüz biri kurumadan diğerini yıkamaya başlamak. (Eğer bir azasını unutur hemen aklına gelirse abdesti bitmişse bile yıkamadığı uzvu yıkar abdesti bitmiş olur).

16- Boynu meshetmektir.

Fıkıh kitaplarında abdestin adapları da geniş bir şekilde yer almıştır. Bizler, suyu israf etmeden tüm açıklığıyla Rasulullah (S.A.V)’ın bildirdiği gibi abdestimizi almalıyız.

İlimden nasibi olmayan bidat üzere yaşayan ve büyük bir kitleyi arkasından götürenlere de kanmamalıyız. Birçok insana abdest alırken mutfak önlüğü takmaları gerektiğini söyleyenler, “abdest suyu sıçramasına engel ol ki abdestinin sıhhati gitmesin” diye öğütleyenlerler abdestlerinde dahi takip edecekleri, bir Resulün (S.A.V)  gönderildiğini düşünmezler.

Rabbımız; ’’Andolsun Allah (C.C)‘a ve ahrete iman edip Allah (C.C.)’ı çokça zikredenler için Rasulullah (S.A.V) en güzel örnektir.” (Ahzab-21) buyurmaktadır.

Unutmayalım ki bu ayette şart vardır, ayette belirtilen amelin sahibi için örnek Rasulullah (S.A.V)’ tır, o halde örnek alınacak tek kişide o (S.A.V) olmalıdır.

ABDESTTİ BOZAN DURUMLAR 

1- Önden ve arkadan gelen idrar, dışkı, kan, meni, mezi, vedi gibi bir sıvının çıkması,

2- Arka taraftan yel çıkması,

 3- Vücudun herhangi bir yerinden kan, irin veya bir başka sıvını çıkması (sıkılan sivilce),

4- Ağız dolusu kusmak. Balgam çıkarmak abdesti bozmaz,

5- Aklın idrak durumunu gideren durumlar abdesti bozar, (Uyumak, delirmek, bayılmak, sarhoş olmak, sara nöbeti v.b. gibi) bunun yanı sıra namazda kıyamda, rükûda, secdede uyumakla abdest bozulmaz,

6- Namazda, yakınındaki kişilerin duyabileceği bir sesle gülmek abdesti bozar. (3)

Değerli Okuyucu Kardeşlerim!

Bu ay ki sohbetimiz burada sona ermektedir. Halimizin ilmini size anlatmaya devam edeceğim inşaallah.

En Emin’e (C.C.) emanet olunuz.

Eğitmen

Sümeyye DEMİRCİ

———————————————–

Dip not:

1 İslam İlmihali. Hamdi DÖNDÜREN

2  İslam İlmihali. A.Asım

Beğen
Paylaş
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.